başka başka...???

Son zamanlar sıkılıyorum.Çok fena;hayatımın belki de en son ve en uzun tatili olacak bu tatil,ve her anımı değerlendirmeliyim saçmalığı içerisinde hiç birşey yapamamaktayım...Dünyaya teslim oldum sanki.Bu kelimeyi şartlanmışlığın verdiği meyille hemen zıddını aradığımı düşünerek kafanda sicimleştirebilirsin.Ama böyle olmamalı.Hem sensin öyle olan...Nasıl olan yani?İşte canım dünyaya teslim olan...Öyle olan illk olarak,bence,duygularının esiridir.Kalıplar içinde sıkışıp kalmıştır aynen senin gibi işte.Sonracıma gurur-kibir içindedir.Kendi dünyası ile özdeşleşmiştir,Bu onun gerçek bilgiden uzak olmasına neden olur, bak örnek cümleyle anlatıyım sana ben şimdi mesela sadece kulaktan dolma bazı din­sel bilgileri ve terkedemedikleri kendisine sürekli olarak engel olur.Bireysellik içindesin işte kısaca.Hemende alınma canım senin üzerinden konuşuyoruz işte sussam daha mı iyi?.Oooo bak bir de dilinden "ben" sözcüğü düşmüyor.Aç gözlüsün.İçgüdüsel yaşıyorsun.Kendini ve kendi çıkarlarına hizmet edenleri seviyorsun.Suni olarak oluşturduğun bir sürü icaplar içine kendini sı­kıştırdın.Ee bunun doğal sonucu olarakta, yeniliklere oldukça zor uyum sağlayabiliyorsub.Bu bilgisizlik çemberi bir başka sorunu daha beraberin­de getiriyor....Dünyada yaşamın gayesi nedir? Ben kimim? Nereden ge­lip nereye gidiyoruz?


Tüm bunların sonucu olarak, bir süre yapay ihtiyaçlarla ve maddenin bizi cezbetme aracı olan arzular içine kendimizi adeta hapsederek, yaşamaya gayret ediyoruz... Nefes alarak ve yemek yiyerek... Bunun da adına yaşam denebiliyorsa eğer...

Çok sıkıcı bir yazı oldu değil mi? OLSUN!
Demek ki neymiş? Tabi ki ; arkadaşlarımızı iyi seçmeliyiz! yoksa böyle sıkıcı yazılar okuruz

6 laf ebesi:

ismi lazım değil :) dedi ki...

heç! :))

zaten "şunu şunu" yapayım dediğin şeyler genelde pek olmaz, anı değerlendiremiyor insan, ya da hayalindeki gibi değerlendiremiyor...olmuyor işte, ruh halin ona uyum sağlyamıyorsa istesende yapamıyosun ki hem.

ben kelimesini kullanırken dikkatli olmalı insan,ağzından "ben" çıkacakken bi titremeli, bi kendine gelmeli... işte öyle.. kapalı değil de, örnekleyerek anlatsan biraz daha iyi anlayacağız sanırım :)

zakkum dedi ki...

yani diyorum ki ;her şeyin başı insanın kendisiyle ilgili gerçekleri farketmesinde gizli. Aslında ne denli güçlü bir ruhsal yapıya sahip olduğunu ancak otomatik yaşamın tercih edilmesinden dolayı halihazırda bunları kullanamadığını farkeden bir kişi için yolun yarısı aşılmış durumda bence.Hmmm tamam madem örnekleyelim bir de ;yaşamımız aslında çeşitli dengelerden oluşan bir süreç olarak karşımıza çıkar. Ancak ne var ki çoğunlukla bu dengeleri yine biz kendi kendimize ürettiğimiz düşüncelerle bozarız.Temsil bahçemizde kök salmakta olan yabani otları görmeyi reddedecek kimseler haline gelmemize izin verirsek,kafamızın içinde oluşturduğumuz hayaller, sonunda bizi mahvedecektir...Ama bir o kadar yıkıcı olan bir şey daha var bak ismi: O da, korkudan sürekli olarak yabani ot bürümüş bir bahçeyi düşünüp duran insanlara olanlar.Çok kötü çok...

deve dedi ki...

ama arkadaşlar iyidir. balık tutmayı öğretirler mesela :P

zakkum dedi ki...

:) hehe balık tutmayı biliyorum ben ama öğretmişti ortaokuldayken bi arkadaşım :P

mlk dedi ki...

bingo! sonunda !cevapı yine senin bloğunda buldum bu çizgi kahramanın adı clyde mış :)

zakkum dedi ki...

ivit ^.^